<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Comments on: Saygı ve Onay</title>
	<atom:link href="http://www.alivesitesi.com/index.php/saygi-ve-onay/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.alivesitesi.com/saygi-ve-onay/</link>
	<description>Özgün İçerikli Blog</description>
	<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 00:41:41 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
		<item>
		<title>By: fatihhazarhan@hotmail.com</title>
		<link>http://www.alivesitesi.com/saygi-ve-onay/#comment-778</link>
		<dc:creator>fatihhazarhan@hotmail.com</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 May 2008 23:22:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alivesitesi.com/?p=186#comment-778</guid>
		<description>Efendimiz (sas), “Haksız olduğu halde münakaşayı bırakana cennetin kenarında bir köşk verilir. Haklı olduğu takdirde münakaşayı terk edene ise cennetin ortasında bir köşk verilir...” (Prof. Dr. İbrahim Canan, Hadis Ansiklopedisi, 16/464). buyurmaktadır. Başka bir hadiste ise, “Haklı dahi olsa tartışmayı terk etmeyen, kâmil iman etmiş olmaz.” buyurulmakadır...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Efendimiz (sas), “Haksız olduğu halde münakaşayı bırakana cennetin kenarında bir köşk verilir. Haklı olduğu takdirde münakaşayı terk edene ise cennetin ortasında bir köşk verilir&#8230;” (Prof. Dr. İbrahim Canan, Hadis Ansiklopedisi, 16/464). buyurmaktadır. Başka bir hadiste ise, “Haklı dahi olsa tartışmayı terk etmeyen, kâmil iman etmiş olmaz.” buyurulmakadır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: fatihhazarhan@hotmail.com</title>
		<link>http://www.alivesitesi.com/saygi-ve-onay/#comment-777</link>
		<dc:creator>fatihhazarhan@hotmail.com</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 May 2008 23:19:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alivesitesi.com/?p=186#comment-777</guid>
		<description>Eger ortak payda insanlik ise herkez birbirine saygi duyup oldugu gibi kabullenebilmeli bence,belki saygi kavrami biraz goreceli olabiliyor fakat her insana yaratandan oturu bir muhabbet olmasi gereklidir sanirim.Sayet karsimizdaki bize gore gercekten cok buyuk yanlislar icindeyse onuda temenni ve dualarimizla desteklemeli ve dogru ve hayirli olani onun adina da istemeliyiz,bu bizlere Oncelikle dinimizin sonra kulturumuzun biraktigi en buyuk miraslardan biridir...

Eger birisi gercekten kuran-i kerim in tabiri ile 'esfele safilín' veya Necip fazil Kisakurek in dedigi gibi ''Belhum adal'' seviyesine dusmus ve hayvandan daha asagi bir konuma inmisse bunu da ancak Rabbimiz bilir,kalbleri evirip cevirecek olanda yalniz 'O' dur...

hayirli geceler</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eger ortak payda insanlik ise herkez birbirine saygi duyup oldugu gibi kabullenebilmeli bence,belki saygi kavrami biraz goreceli olabiliyor fakat her insana yaratandan oturu bir muhabbet olmasi gereklidir sanirim.Sayet karsimizdaki bize gore gercekten cok buyuk yanlislar icindeyse onuda temenni ve dualarimizla desteklemeli ve dogru ve hayirli olani onun adina da istemeliyiz,bu bizlere Oncelikle dinimizin sonra kulturumuzun biraktigi en buyuk miraslardan biridir&#8230;</p>
<p>Eger birisi gercekten kuran-i kerim in tabiri ile &#8216;esfele safilín&#8217; veya Necip fazil Kisakurek in dedigi gibi &#8221;Belhum adal&#8221; seviyesine dusmus ve hayvandan daha asagi bir konuma inmisse bunu da ancak Rabbimiz bilir,kalbleri evirip cevirecek olanda yalniz &#8216;O&#8217; dur&#8230;</p>
<p>hayirli geceler</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: admin</title>
		<link>http://www.alivesitesi.com/saygi-ve-onay/#comment-548</link>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 22:08:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alivesitesi.com/?p=186#comment-548</guid>
		<description>1- Buradaki konu sadece sizin “Kimse kimsenin düşüncesine saygı duymak zorunda değil” cümleniz değil, her söz hakkında olup o sadece bir örnekti. Eğer okuyucular ne demek istediğimi anlayamıyorsa bu benim hatamdır. Cümleyi yalın olarak ele alıp yorum yazdığım yerdeki konuya değinmediğim için link vermedim. Verseydim gereksiz bir şey olacaktı. Biliyorsunuz ki sözünüz yorumlar kısmında olup başkalarının polemikleriyle ilgiliydi. Kısacası alıntı demişsiniz ama tam bir alıntı sayılmaz. = Yorumları da okuyanlar var yanlış anlama olmasın diye bu açıklamayı onlar için yaptım. 

2- Sözlerin arkasındaki niyeti herkes bilemez. “benim sözüm şu etkiyi bırakmalı” dersiniz. O zaman o etki için sözü ona göre şekillendirmeniz gerekir. 

3- “Benim işim olmaz” dediğiniz kişilerin kasıtlı olarak öyle davranmadıkları durumda bile mi onlarla işiniz olmaz? Kasıtlı olarak sözleri çarpıtan insanlar var. Onları kastediyorsanız elbette aynı fikirdeyim. Ama ben yazımda onları hiç düşünmemiştim. “İnsanlar öfkeli olunca sözlerden ilk akla gelene göre tepki gösterebiliyor.” demişim. Nitekim insanlarımız genelde öfkeli. Çünkü her kesim bir diğerini aşağılamakta, azarlamakta, suçlamada. Kimsenin kimseyi insan yerine koyup bilgilendirdiği de yok dinlediği de yok. Genelde durum böyle.
İnsanların idrak etmede kabiliyetlisi var kabiliyetsizi var. Bilgilisi var bilgisizi var. Hoşgörülüsü var, anlayışsızı var. Hoşgörü buraya uymadı belki. Düşünceli bir şekilde hareket edecek olgunluğa gelmemişi var demeliyim.
Yanlış anlayıp öfkelenen kişiler olabilir. Gerçekte bunlar sizi yanlış anlamasalardı size teşekkür edecekti (sözün gelişi). Ama yanlış anladı öfkelendi. Sonuçta zor durumda kalan kendisi oldu. Ve buna siz sebep oldunuz. Ve de benim böyle insanlarla işim olmaz diyorsanız.. Yani eğer bu durumda böyle derseniz.. bu yanlış olur. O halde kasıtlı çarpıtanları kastediyorsunuz. Ben ise düşüncesizlik yapanları kastediyorum.

4- “… insanların gerçekten anladığı, değiştiği sanrısı yakalanabilir belki, …” demişsiniz. İnsanların değişemeyeceğine inanıyorsunuz gibi bir anlam çıkıyor buradan. Buna katılmıyorum diyebilmem zor. Maalesef örneklerini çok defa görüp üzüldüğüm oldu. Ama en azından kişi inandığı davasında insanlara inandığı güzellikleri anlatıp öğretmeye çalışmalı diye inanırım. Bunları tavsiye etmemdeki maksadım da insanların karşıt davadaki insanları düşmanı gibi görmemesi içindir. En azından bu sağlanabilmeli. 
Benim bu yazıma zaten sizin yazılarınızın da bulunduğu sitedeki “bir gurup kendini bilmez” adlı yazının altındaki bir polemik sebep olmuştu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>1- Buradaki konu sadece sizin “Kimse kimsenin düşüncesine saygı duymak zorunda değil” cümleniz değil, her söz hakkında olup o sadece bir örnekti. Eğer okuyucular ne demek istediğimi anlayamıyorsa bu benim hatamdır. Cümleyi yalın olarak ele alıp yorum yazdığım yerdeki konuya değinmediğim için link vermedim. Verseydim gereksiz bir şey olacaktı. Biliyorsunuz ki sözünüz yorumlar kısmında olup başkalarının polemikleriyle ilgiliydi. Kısacası alıntı demişsiniz ama tam bir alıntı sayılmaz. = Yorumları da okuyanlar var yanlış anlama olmasın diye bu açıklamayı onlar için yaptım. </p>
<p>2- Sözlerin arkasındaki niyeti herkes bilemez. “benim sözüm şu etkiyi bırakmalı” dersiniz. O zaman o etki için sözü ona göre şekillendirmeniz gerekir. </p>
<p>3- “Benim işim olmaz” dediğiniz kişilerin kasıtlı olarak öyle davranmadıkları durumda bile mi onlarla işiniz olmaz? Kasıtlı olarak sözleri çarpıtan insanlar var. Onları kastediyorsanız elbette aynı fikirdeyim. Ama ben yazımda onları hiç düşünmemiştim. “İnsanlar öfkeli olunca sözlerden ilk akla gelene göre tepki gösterebiliyor.” demişim. Nitekim insanlarımız genelde öfkeli. Çünkü her kesim bir diğerini aşağılamakta, azarlamakta, suçlamada. Kimsenin kimseyi insan yerine koyup bilgilendirdiği de yok dinlediği de yok. Genelde durum böyle.<br />
İnsanların idrak etmede kabiliyetlisi var kabiliyetsizi var. Bilgilisi var bilgisizi var. Hoşgörülüsü var, anlayışsızı var. Hoşgörü buraya uymadı belki. Düşünceli bir şekilde hareket edecek olgunluğa gelmemişi var demeliyim.<br />
Yanlış anlayıp öfkelenen kişiler olabilir. Gerçekte bunlar sizi yanlış anlamasalardı size teşekkür edecekti (sözün gelişi). Ama yanlış anladı öfkelendi. Sonuçta zor durumda kalan kendisi oldu. Ve buna siz sebep oldunuz. Ve de benim böyle insanlarla işim olmaz diyorsanız.. Yani eğer bu durumda böyle derseniz.. bu yanlış olur. O halde kasıtlı çarpıtanları kastediyorsunuz. Ben ise düşüncesizlik yapanları kastediyorum.</p>
<p>4- “… insanların gerçekten anladığı, değiştiği sanrısı yakalanabilir belki, …” demişsiniz. İnsanların değişemeyeceğine inanıyorsunuz gibi bir anlam çıkıyor buradan. Buna katılmıyorum diyebilmem zor. Maalesef örneklerini çok defa görüp üzüldüğüm oldu. Ama en azından kişi inandığı davasında insanlara inandığı güzellikleri anlatıp öğretmeye çalışmalı diye inanırım. Bunları tavsiye etmemdeki maksadım da insanların karşıt davadaki insanları düşmanı gibi görmemesi içindir. En azından bu sağlanabilmeli.<br />
Benim bu yazıma zaten sizin yazılarınızın da bulunduğu sitedeki “bir gurup kendini bilmez” adlı yazının altındaki bir polemik sebep olmuştu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: meren</title>
		<link>http://www.alivesitesi.com/saygi-ve-onay/#comment-547</link>
		<dc:creator>meren</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 20:12:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alivesitesi.com/?p=186#comment-547</guid>
		<description>"&lt;i&gt;“Kimse kimsenin düşüncesine saygı duymak zorunda değil” cümlesi başka şekillerde de kurulabilir.&lt;/i&gt;"

Benden alıntı yapmışsınız, yanıtlayasım geldi :)

Bana göre bu cümlenin farklı şekilde kurulması arkasındaki gerçeğin değişmemesinden ötürü insanlar üzerinde farklı etkiler bırakmamalı. Kimsenin kimsenin düşüncesine saygı duymak zorunda olmadığı gerçeğini böyle söyleyince düşmanca tavır takınıp, başka türlü söyleyince idrak edecek insanlarla, en azından benim işim olmaz. Bu yöntem "davanın savunulması", "insanların aydınlatılması", "birilerinin bir takım saflara çekilmesi" gibi emellere hizmet etmek için güçsüz olabilir, biraz alttan alarak, biraz güler yüz ile insanların gerçekten anladığı, değiştiği sanrısı yakalanabilir belki, fakat mesela bu da yine benim realitemin dışında.

Bu arada ben insanların düşüncelerine saygı duyan birisiyim. Hem de bunu ezberden söylemiyorum, kendimce çok geçerli sebeplerim var: 

http://www.moleschino.org/2006/10/13/aptallik-uzerine/

Fakat düşüncelere saygı duymanın bir zorunluluk olmadığının da, bunda düşünce sahibinin gocunacağı bir şey olmadığının da farkında olacak kadar materyalistim üzerinize afiyet.


Selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;<i>“Kimse kimsenin düşüncesine saygı duymak zorunda değil” cümlesi başka şekillerde de kurulabilir.</i>&#8221;</p>
<p>Benden alıntı yapmışsınız, yanıtlayasım geldi <img src='http://www.alivesitesi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bana göre bu cümlenin farklı şekilde kurulması arkasındaki gerçeğin değişmemesinden ötürü insanlar üzerinde farklı etkiler bırakmamalı. Kimsenin kimsenin düşüncesine saygı duymak zorunda olmadığı gerçeğini böyle söyleyince düşmanca tavır takınıp, başka türlü söyleyince idrak edecek insanlarla, en azından benim işim olmaz. Bu yöntem &#8220;davanın savunulması&#8221;, &#8220;insanların aydınlatılması&#8221;, &#8220;birilerinin bir takım saflara çekilmesi&#8221; gibi emellere hizmet etmek için güçsüz olabilir, biraz alttan alarak, biraz güler yüz ile insanların gerçekten anladığı, değiştiği sanrısı yakalanabilir belki, fakat mesela bu da yine benim realitemin dışında.</p>
<p>Bu arada ben insanların düşüncelerine saygı duyan birisiyim. Hem de bunu ezberden söylemiyorum, kendimce çok geçerli sebeplerim var: </p>
<p><a href="http://www.moleschino.org/2006/10/13/aptallik-uzerine/" rel="nofollow">http://www.moleschino.org/2006/10/13/aptallik-uzerine/</a></p>
<p>Fakat düşüncelere saygı duymanın bir zorunluluk olmadığının da, bunda düşünce sahibinin gocunacağı bir şey olmadığının da farkında olacak kadar materyalistim üzerinize afiyet.</p>
<p>Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
