Panik Atak
Abim kalp hastalığından çok çekti. Öldürmeyen Allah öldürmüyor sözünde olduğu gibi bir yıl bitti, şimdiye kadar çok defa kesin ölüm tehlikeleri atlattı. Ardından ise kendisinde panik atak rahatsızlığı baş gösterdi.
Panik atak maddi ve/veya manevi büyük sıkıntılardan ve derin üzüntülerden sonra bazı insanlarda olabiliyormuş. Abimde bunu tetikleyen diğer bir faktör de zehirli guatr hastalığı. Bu hastalık (zehirli guatr) tiroid bezlerinin normalden çok fazla çalışmasıdır. İnsanın psikolojisini çok fazla etkiliyor.
Geçen yazdan beri geçirdiği rahatsızlıklardan çoğu panik atak kökenliydi. Doktorlar bu teşhisimi hiç ciddiye almadılar. Arada bir abimin geçirdiği fenalaşmalar sonucu hastaneye gittiğimizde her defasında kan tahlili yapıldı, röntgen çekildi. Ben artık bıkmıştım. Doktorlara diyordum “bence bir şeyi yok, panik atak krizi geçiriyor olmalı”.. Devlet hastaneleri doktorları insanı hiç dinlemiyor.
Dün yine fenalaştı. Abime dedim sen taksiye bin hastaneye kendin git. Annemin kızgınlığına rağmen gitmedim. Hastalarla uğraşmak insanı hastadan daha kötü yapıyor ama anlayan yok. Bir de hastaneye para ödeyememek, senetlerle imzalarla uğraşmak sinirlerimi iyice bozdu zaten.
Dün acil serviste tecrübeli bir doktor varmış anlaşılan. Çünkü ilk defa bir doktor abime her şeyin normal olduğunu söylemiş ve ona panik atak için bir ilaç yazmış. Kim bilir belki bu ilaca benim de ihtiyacım olabilir.
Panik atak kişiye göre değişik değişik rahatsızlıklar şeklinde ortaya çıkabiliyor. Sahte nefes darlığı hastalığı, sahte kalp krizi gibi ve daha değişik rahatsızlıklar. Abimde ise göğüste çarpıntı, nefes almada büyük sıkıntı ve aşırı titreme şeklinde görülüyor.


21 Ara 2007 saat 3:57 pm
Haklısınız hastalık çeken için de bakan için de çok zor… Allah kolaylık versin…
Panik atak zaman alan ve oldukça masraflı bir tedavi… ve bir çok hastalıkla da karışıyor ne yazık ki…
Dilerim henüz başlangıcıdır, anxiete aşamasındadır, ve hızlı bir şekilde tedavi edilir..
sobelenmişim…yakın bir zamanda cevaplarım…
sağlıcakla…
***
EA: Anksiyete durumları bizim hayatımızın bir parçası oldu zaten. Çok uzun zamandır kişinin alışık olduğu bir şeyin bırakılmasında zaman zaman anksiyete krizleri oluyor diye biliyorum. Bizde olması kaçınılmaz. Hele abimde mutlak olabilecek bir şey. Panik atak da olacaktı ve oldu. Artık bundan sonra ne olur bilmiyorum. İnternette çet yapmak onun için iyi bir terapi özelliği taşıyor galiba. O da olmasaydı ne yapardı acaba? Artık hayatında çalışmak yok, rahatça sokağa çıkabilmek yok. Belki internet sayesinde birçok ağır psikolojik sıkıntılara maruz kalmıyor.
25 Ara 2007 saat 1:07 pm
Önce yazdığın çok anlamlı yorum için sağol..
Benim bir bayan arkadaşım var.Uzun yıllar çok zor şartlarda yaşadı evliliği problemliydi maddiyat yoktu v.s. Kız sürekli hastanede kalbi sıkışıyor kaşıntıları oluyor başı ağrıyor buna vuruyolar bir iğne gönderiyorlar.Sonra anlaşıldı panik atak olduğu ve gerçekten çok kötü birşey bu.Kapı çalıyor mesela kız başlıyor zangırdamaya.Gece yatıyor deprem olursa diye uyuyamıyor..Bizde genelede psikolojik hastalıklara önem verilmez.Aslında bence en zor olanda budur.Psikoloji insanı yaşamda ayakta tuttuğu için olmaması hayatı altüst ediyor.Ama biraz yanlız bırakacaksın abini.İlaç yardımı ve b,razcık zorla oluşturulacak güvene ihtiyacı var..
Kurbanda gelen etler konusu ayrı bir psikolojik vakadır.Kurbanın en işe yaramayan yerlerini dağıtanların psikolojisi ayrı bir araştırma konusu.Yada birkaç kuruş para vermeyi bir türlü içlerinden getiremeyen kişiler o kadar çokki .Mesela osmanlı padişahlarının çoğu hacca gitmemiştir.Sebep olarakta giderlerse çok kalabalık gitmek zorunda olduklarından,bu harcamayı halka aşevleri ve yardım şeklinde yapmayı daha uygun görmüşlerdir.Alttaki teyze bana et getirdi inanırmısın sadece kemik ve kocaman bir parça kuyruk yağı.Ben napayım ki bunu ..Attım.Ve belki atarak günaha girdim..Ama o içini çok rahat ettirip,ALLAH’A rağmen huzurla uyudu.Benim teyzemler mesela,keserler dolaba tıkarlar ve bir dahaki kurbana kadar et yerler.Vercek kimse bulamıyoruz türündende iğrenç bir açıklamaya inanırlar.Giderek çürüyoruz farkındamısın..
***
EA: Teşekkür ederim. O kurban bayramı ile ilgili yorumumu biraz daha düzenleyip açıp iyi bir yazı şeklinde yayınlamayı düşünüyorum. Birkaç ayda bir tarihini yenileyerek çeşitli vesilelerle gündeme getirmekte yarar var. Toplumda her alanda çürümeler olduğu gibi iyi şeyler de oluyor. O çürümelere her birimiz dur demeye çalışırsak etkimiz olacaktır. Yeter ki yapalım.
Panikatak konusunda devlet hastanelerin acil servislerinin doktorları pek bir şey bilmediklerinden midir, acilde tecrübesiz doktorlar bulunduğundan mıdır yoksa meseleyi çok iyi bilip insanların her hastalığa panikatak dememeleri için midir bilmiyorum ama dediğiniz gibi yapıyorlar. Özellikle kalp hastalığı çok ciddi ölüm riski taşıyor. Panikataktan kaynaklanan sahte bir kalp krizi olsa bile bunun halk tarafından bilinmemesi belki daha hayırlıdır. Kim bilir?
Psikolojik rahatsızlıklar sizin de yazdığınız gibi halkımızın önem vermediği bir şey. Bir arkadaşım ikinci evliliğini yapmıştı. Çok dindar bir ailenin kızıyla.. Evlenmeden önce her şey çok iyiymiş. Babası demiş ki biraz sinir hastalığı var ama geçici. Doktor ilaç verdi, sorun yok. Evlendikten sonra bir müddet yine her şey yolunda gidiyor. Kadın hamile kalınca ilaçları bırakmak zorunda kalıyor. Ne olduysa ondan sonra oluyor. Kadında şizofreni varmış. Arkadaşımın önceki evliliğinden 9 yaşlarında bir kızı vardı. Kadın o çocuğu öldürme teşebbüsünden bile bulunmuş. Doktor arkadaşıma demiş ki şizofreni hastalarının evlenmemeleri gerekiyor. Niçin evlendiniz? Arkadaşımdan saklamışlardı. Cahillik kötü. Dindar bile olsalar dindarlık bir kere en başta cahilliğin amansız düşmanıdır ama dindar insanımız nasıl dindarsa, cahillikleri devam ediyor. Bebek doğduktan sonra boşandılar. İki ailenin arasında düşmanlık gibi bir soğukluk var. O bebek şimdi 6 yaşlarına geldi. Olan çocuğa oldu. Bu çocuk nasıl psikolojisi normal bir birey olarak yetişebilir? Annesi ve annesinin ailesi çocuğun babasını sadece para yardımı yapmaya zorunlu bir yaratık olarak görüyorlar. çocuk da babasını öyle görüyor. Her şey tam anlamıyla bir felaket o çocuk için.
17 May 2008 saat 8:54 pm
merhaba arkadaşlar ben ONUR şu günlerde panik atakla karşı karşıyayım aslında doktorların piskiyatiriklerin dediği gibi korkulacak bir şey değil ama korkmamak insanın elinde değil bana yardımcı olursanız sevinirim…1 öleceğimi hissediyorum 2enfak şeyde etkileniyor ve korkuyorum 3 hiç bu hastalığın geçmiyeceğini sanıyorum:) aslında bu hastalık için söylemek istediğim çok şey var ama bilmiyorum allah bu hastalık geçirenlerin yardımcıları olsun doktorların bana tavsiyesi kapalı ortamdan uzak durması sıkıntı heyecan yapmaması bir an önce piskoloğa gitmesi gerektiğini söyledi..ya düşünüyorum piskolokta yardımcı olamazsa ne yaparım ne ederim gibi düşünceler geliyor aklıma ve beni çok düşündürüyor kalp atışım hızlanıyor kan basıncım yükseliyor bu nöbeti atlatmamız lazım ki atlatıcaz inş… sedencik arkadaşımızın dediği gibi çok masraflı bir tedavi:) ya zaman zaman böyle espiriler yapıp hastalığımı unutmak istiyorum
ama elde değil işde daha yazmak istediğim çok şey var aklımdan çok şey geçiyor ama düşüncelerimi yazamıyorum…ne diyim allah yardımcımız olsun hadi eyvallah…kalın sağlıcakla…
17 May 2008 saat 9:00 pm
Geçmiş olsun. Nasıl düşmanın merti var kalleşi var, hastalıklar da onun gibi. Hele panikatak en kötüsü. Hiç umulmadık bir şekilde umulmadık bir zamanda panikatak krizleri insanı çok kötü bir şekilde etkileyebiliyor. Onun için: Yapacağınız en iyi şey doktorunuzun sözünü harfiyyen dinlemek, verdiği ilaçları gerektiği gibi kullanmaya devam etmektir. Bunu sakın ihmal etmeyin. Bu şartlar altında elbette korkulacak hiçbir şey yok.
Bu arada panikatak ile ilgili tedavi yöntemlerinde yeni gelişmeleri takip etmeli, elde ettiğiniz bilgileri, önerilen yeni tedavi usullerini öncelikle doktorunuza danışmalısınız. Her ne öğrenirseniz öğrenin bu mesleğe yıllarını vermiş ve sizi tanıyan doktorunuza danışmadan hareket etmeyin. Her bulduğunuz bilgiye güvenmeyin.