Kaş Yapayım Derken Göz Çıkarmak

16 Mayıs 2008 Cuma

STV televizyon kanalında oldukça sık yayımlanan aşırı şiddet içeren diziler ve filmler hakkında:
Filmlerde Türk insanını, Anadolu insanını, Anadolu köylüsünü devamlı birbirlerine yapmadığı kötülüğü bırakmayan insanlar olarak ele alıyorlar. Kardeşin kardeşine, komşunun komşusuna yaptığı her türlü kötülükler… Cinayetler, gasplar, dayaklar… Filmlerde devamlı dayak yiyen, acısından bağıran ağlayan inleyen kadınlar.. Dövülen, hor görülen çocuklar..

Bu konuda STV diğer kanallara da kötü örnek oldu. Gördüler ki bu tip filmlere rağbet var STV ile yarışa girdiler.
Diğerleri o kadar olmayabilir ama STV filmleri gerçeklere dayalı olarak işleniliyor. Bu yönüyle farklı.

STV yetkilileri aşırıya kaçmakla ne kadar bilinçsizce hareket ettiklerinin, kaş yapayım derken göz çıkardıklarının farkına varmalı ve bu gidişata derhal bir son vermeli. Anadolu insanının veya Türklerin dünyadaki diğer milletlerden farkı yoktur. Her millette iyiler de vardır kötüler de.

Eğer tavsiyelerime kulak vermeyeceklerse:
Anadolu’da farklı mezheplere ve farklı dinlere mensup insanlara yapılan zulümleri de filmlerinde ele almalılar. Din kardeşine, soydaşına her türlü kötülüğü yapan insanlar Anadolu topraklarında yaşayan farklı dinlere ve soylara mensup insanlara hiç mi kötülük yapmamıştır? STV yetkililerinden cevap bekliyorum.
Ya akıllarını başlarına alıp şiddet unsuru taşımayan filmler yapsınlar ya da daha gerçekçi olsunlar.

Kategori: TV Program |

Konu ile ilgili Diğer Yazılar

“Kaş Yapayım Derken Göz Çıkarmak” için 10 Yorum

  1. Arzu-hal diyor ki:

    Bence insanlara biirşeyler anlatılmak isteniyorsa, iyi tarafından bakılarak anlatılmalı. Kötülükleri göstererek iyi bir şey anlatılmaz. Televizyon pek seyretmememe rağmen (zaten bu yüzden seyretmiyorum) bazen rastlıyorum. Akla gelmeyecek kötülükler gösterilerek, insanlar kötülüğe sevk ediliyor. Bunu sadece stv olarak kısıtlamak istemiyorum, hepsi aynı. Buradan şu sonucu çıkarıyorum. Televizyonun insanı eğitmek gibi bir gayesi yok. Sadece para kazanmak.

  2. admin diyor ki:

    Evet insanlar kötülüğe sevk ediliyor. STV gibi bir televizyon kanalının kaliteye önem veren, her şeyi en iyi en güzel şekilde değerlendiren bir yönü olduğunu veya olması gerektiğini sanıyordum. Yanılmışım.
    O şiddet unsuru taşıyan filmleri yapmadan önce davranış bilimleri uzmanlarına danışmaları gerekir. insanımız üzerinde kötü etkileri olur mu olmaz mı diye.

    Meselâ adam o filmlerde defalarca görüyor ki erkekler kadınların filan etkilerine öfkeleniyor ve dayakla hakaretle tepki gösteriyor.
    Bunları göre göre bu çirkin hareketler onun bilinçaltında yer ediyor. Ne zaman o adamın eşi filmlerdeki gibi bir etkide bulunsa adam otomatik bir şekilde anında öfkeleniyor, karısına hakaretler yağdırarak dövüyor.

    O filmlerin halk üzerindeki etkilerine çok küçük bir örnek verdim.

  3. hüseyin diyor ki:

    Şiddet unsuru, izleyicisi olan her kanalda biraz var ama Stv deyince akla ilk gelen Sırlar dünyası vb. programları oluyor. Bunlar gerçek hayattan alındığı gibi yansıtılsa neyse çok abartılı şekliyle veriliyor, öyle olunca izleyeni kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten ve daha çok aileyi ilgilendiren programlar olduğundan kendisine karşı yapılan davranışları da, diğer aile fertlerinin hareketlerini de yargılamaya, bundan alınmaya sebebiyet veren programlar oluyor. Haberde mi izledim yoksa çevremde mi duydum hatırlamıyorum ama bu tarz bir programı izleyen birinin kalp krizi geçirdiğini biliyorum. Kişi eğer çocuğunda biraz aykırı davranışlar görse o programda yaşanılanların başına gelebileceğinden korkuyor veya o programda ezilen anne babaya o kadar acıyor ki gerçekmiş gibi yaşıyor onu. Elbette gerçekte programdakinden daha ağır şeyler de yaşanıyor ama bunu hergün tekrarlarıyla, benzer programlarıyla birlikte verince izleyenin psikolojisini bozuyor. O programların niyeti farklı olabilir ama neresinden bakarsan bak bir duygu sömürüsü hissediliyor. Gerçi bu biraz eski eleştiri, şimdilerde programları daha ölçülü gibi, ama Stv de değişen pek birşey yok.

    Stv yetkililerinden cevap bekliyorum demişsiniz ya; bu yazıyı yorumlarıyla beraber mail olarak gönderin bakalım belki cevap verirler. Bende Trt ile ilgili bazı şeyleri soruyordum, cevap geliyordu ama o Trt tabi, özel kanal olsa kale almayabilirler.

  4. admin diyor ki:

    Onlar kendileri araştırmasa bile onların yapılarını bilirim. Bu yazımdan çoktan haberdar olmuşlardır. Önemli bir cemaat olmaları açısından bireyleri birbirlerini kollar, her bir faaliyetlerini her bir kişi kendisininmiş gibi sahiplenir.

    Diğerleri kendileri bizzat araştırıyor. Amacına uygun olmayan kadın programları adlı yazımda eleştirdiğim ikinci programda eleştirimden sonra çok güzel değişiklikler oldu mesela. Tabi yorum yazan hanımefendilerin yorumlarının da etkisi olmuştur.
    Birinci programı ise o günden sonra bir türlü izleyemedim. Değişiklik var mı bilmiyorum.

    Ayrıca bana cevap yazmaları önemli değil.
    Gereken değişiklikleri yapmaları en güzel cevap olur. :)

  5. Kayra diyor ki:

    Ben o filmlerdeki sahnelere hep ibret alma gözüyle baktım.Hiç böyle düşünmemiştim.Ama stv’nin yine de diğer kanallardan çok daha iyi bir yayın yaptığına inanıyorum.İnşallah yakın bir zamanda bu tür sahneler stv ekranlarından kalkar.

  6. admin diyor ki:

    STV 10 yıl kadar önce Türkiye’nin en kaliteli televizyon kanalıydı. Kanal 7 de bir ara o kaliteyi taklit etmeye yönelmişti.
    Sonradan iyice bozuldular. STV’nin şimdiki hali o zamanki halinin yanında son derece basit ve seviyesiz kalıyor. Ama yine de diğer “bazı” televizyon kanallarından çok daha iyidir. Bu haliyle bile..
    Eski kalitesine döner mi bilmem. Şimdi yozlaşma, seviyesizleşme moda olduğu için diğer kanalların çoğu tam anlamıyla rezil rüsva durumdalar. Bu yüzden STV artık kaliteye önem vermiyor. Çünkü ne yaparsa yapsınlar diğer bazıları kadar küçülemezler.
    Üstadlarının “Nicelik değil nitelik önemlidir” sözünü tamamen bırakmış olduklarını görüyorum. Amaçları kalitesiz çoğunluğa hitap etmek oldu.

  7. admin diyor ki:

    Sen ibret almak gözüyle dayak sahnelerine bakarsın. Diğer kişiler sapık oldukları için bakar.
    Nerde kadına şiddet görüntüleri var millet sapıkça bir keyifle gözlerini ayırmadan izler.
    İşte bu yüzden televizyon kanallarında bu tür filmler ağırlıkta.
    ATV’deki parmaklıklar ardında dizisi hele.. Kadın kadına dayak sahneleri..
    Tam anlamıyla sapıklara hitap eden bir dizi.
    Senin gibi temiz kalpli vatandaşlar STV’yi korumak için ibretlik falan filan demeye dursun; o filmlerin yapımcılarının tek umursadıkları şey para.

  8. admin diyor ki:

    Günlük yazar gibi bir not düşeyim:
    Bugün 19 Mayıs Pazartesi, şu an saat gece on sıraları.. Annem STV’yi seyrediyor. Bir kadının büyük bir üzüntü ve acı ile ağlayarak abisine yalvarmasını televizyondan duyuyorum. Kadının ağlamasına yürek dayanır gibi değil. Devamlı ağlıyor devamlı yalvarıyor. Abisi ise nefretle “yürü” diyip duruyor. Bu sesler beni fazlaca rahatsız ediyor. Dayanamıyorum. Annem yaşlı olmasaydı gidip kızar bağırır televizyonu kapatırdım. Ama yapamam.
    STV’den nefret ediyorum böyle anlarda.

  9. manidar diyor ki:

    …..
    ……..
    …………

  10. admin diyor ki:

    Manidar adlı kişi: Ne demek istemişsin hiç anlaşılmıyor. Onun için yazdığın karmakarışık yorumunu sildim. Kim kafir? STV ve cemaati mi yoksa ben mi?

    Hem şunu bil ki ben sadece STV’nin “aşırı şiddet unsuru taşıyan” seviyesiz kalitesiz filmlerini eleştirdim. Yazım etkili olsun diye elimden geleni yaptım.
    Bazı programlarını çok sever takip ederim. Mesela beşinci boyut adlı diziyi, Ayna programını…

    Bir insana kâfir diyen kişi eğer müslüman ise ve kâfir diye eleştirdiği kişiler kafir değilse o zaman İslam itikadınca kendisi kesin olarak kafir hükmüne girer. Yani sen STV’cilere veya bana kâfir demiş isen, kimi kastettiğin önemli değil, sen kâfir oldun haberin olsun.

    Kendini zeki sanıp manidar yazma. İmalı yazma. Öyle yazmak kafası çalışanların işidir. Sana düşen apaçık ve net olarak yazmaktır.

Yorum Yapın


ziyaretçi var.