ANA SAYFA   İletişim   Reklam Ver    RRS  



Kânunî ve Fransa

Bütün memleketlerde, hatta İslâm dünyasında bile bir medeniyet alâmeti olarak kabul edilen ve genç ihtiyar herkes tarafından icra edilen dans denen şey, ilk defa Kânunî zamanında Fransa’da yapılmaya başlanmıştı.

O zaman Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları Avrupa’nın ortalarında idi ve Fransa’ya dayanıyordu. Bu dansın ilk yapılmaya başlandığını duyan Kânunî Sultan Süleyman Hânın, Fransa Kralı’na yazdığı tarihî mektup aynen şöyledir:

“Ben ki, kırk sekiz krallığın hakanı Kânunî Sultan Süleyman Hânım. Sefirimden aldığım rapora göre, memleketinizde dans namı altındaki gayri ahlâki şeyin yapılmakta olduğu mesmuu şahânem olmuştur. Hemhudut olmaklığımız dolayısıyla, iş bu rezaletin memleketime de sirayeti ihtimali müvâcehesinde Nâme–i Hümayunum yedinize vusulünden itibaren derhal son verilmediği takdirde, bizzat Orduyu Hümayunumla gelip men’e muktedirim!..”

Bugünkü Türkçe ile:
“Ben, 48 krallığın hakanı Kânunî Sultan Süleyman Hânım. Elçimden aldığım rapora göre, memleketinizde dans namı altındaki gayri ahlâki şeyin yapılmakta olduğunu duydum. Hudut komşusu olduğumuzdan dolayı, bu rezaletin memleketime de geçme ihtimaline karşı, bu mektubun eline geçtiği andan itibaren derhal son verilmediği takdirde, bizzat Ordumla gelip bunu ben yasaklarım!..”

Hammer tarihinde, bu mektup üzerine, Fransa’da dansın tam 100 yıl yasak edildiği belirtilir…

kaynak: Türkiye Gazetesi Web Takvimi 28.06.2008 arka sayfası…

* * *

Bilgi:
I. Süleyman, (d. 27 Nisan 1494, – ö. 6 Eylül 1566) 10. Osmanlı padişahı ve İslam halifesidir.
Kanuni Sultan Süleyman olarak anılır. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi ise Ayşe Hafsa Sultandır. Saltanatında Osmanlı İmparatorluğu en parlak dönemini yaşadı.

Bilginin Vikipedi’deki devamı için tıklayın: >>>>>

Etiketler: , , , ,

“Kânunî ve Fransa” Yazısına 8 Yorum

  1. Ay-sima
  2. Birde şimdiki insanlar her koyun kendi bacagından asılır derler, evet çok dogru her koyun kendi bacagından asılır ama kokusu yayılır her yeri rahatsız eder. İslamiyet yaşanırsa müslümanın bir vakarı olur ve gerçegi heryere haykırır yaşamazsa kendi gölgesinden bile korkar her rezillige razı olur….

    Selam ve dua ile

  3. Kayra
  4. Osmanlı tarihinin en çok bu güzel olaylarını seviyorum.Ben bunu birinden duymuştum.Çok hoşuma gitmişti.Sayenizde bir kez daha okudum.
    Uzun süredir takvim yapraklarının arkasındaki güzel şeyleri okuyamıyorum.Bu güzellikleri kaçırmamak adına biraz daha gayretli olmalıyım.
    Bir osmanlı sefiri Fransaya gittiğinde yapılan karşılama töreni hakkında çok güzel birşey okumuştum.Sanırım “Biz Osmanlıyız” adlı kitaptan okumuştum.Çok güzel bir kitaptı.Okumayanlara tavsiye ederim.

  5. Senya
  6. Vaybe 100 yıl yasaklamışlar. O kadar korkmuşlar.

  7. Fatih Hazarhan
  8. Selamlar,

    Yonetici kardesim oncelikle bu guzel paylasim icin tesekkurler,fakat kucuk ama onemli bir detay dikkatimi cekti..

    Kanuninin gayri ahlaki olarak gorup tepki verdigi olay hatirladigim kadariyla Peygamber Efendimizle dalga gecilmesi mevzusu ile ilgiliydi sanirim…yani dans yapilmasindan cok muhtevasi sakincaliydi.

    Yanlisim varsa duzeltiniz…

  9. Fatih Hazarhan
  10. Duzeltme,

    Osmanli donemindeki farkli bir olayla karistirmisim sanirim,ozurdilerim…

    II. Abdülhamid, Peygamberimiz hakkında yapılan ‘’Muhammed’’ isimli piyesi, Fransa’da yasaklatmıştı… Fransız yazar Boniier’in iftira ve uydurmalarla dolu ‘’Muhammed’’ isimli piyesi, Fransa ‘da oynatılma izni alınca, Osmanlı hükümeti, derhal Fransa nezdinde harekete geçmiş ve piyesi yasaklatmayı başarmıştı.

  11. admin
  12. Bu bilgi iyi oldu. Teşekkür ederim.

    İki olayı kıyaslarsak:
    Birinci olayda dinimize ve peygamber efendimize bir kasıt yoktu.
    İkinci olay ise bütün İslam âlemine yapılan çok çirkin bir hakaretti.
    Birincisinde resmen meydan okunuyor. Fransızlar danstan men ediliyor. Saygı yok rica yok.
    İkinci olayda ise sorun diplomasiyle çözülüyor. Çünkü kuvvetten iyice düşülmüş.
    Kasıtlı olmayan basit bir dansa şiddetli tepki, kasıtlı çirkin hakaretli olaya diplomasi…

    Zamanla nerelerden nerelere düşmüşüz.

  13. Fatih Hazarhan
  14. Osmanlinin kuvvetten dustugu dogrudur fakat ikinci olaydada Abdulhamit in; “Piyesi kaldirmazsaniz ordumu derhal harekete geciriyorum” seklinde bir ifadesi mevcuttur,buda osmanlinin en gucsuz oldugu zamanlarda bile dunyaya sozunu gecirebiliyor olmasi anlamina gelir…Kisacasi 2.olaydan gunumuze de cok sey degismis malesef.

  15. admin
  16. Sultan Abdulhamit’in kendi kişisel güzelliğidir öyle bir sözü söylemek. Ama yapsaydı herhalde başarılı olunamazdı. Fransa o zamanki insan hakları vesaire kanunları açısından piyesi yasaklatmış olmalı.
    Ya da Fransızlar düşünmüştür ki bu adam kafasına koymuşsa harekete geçecektir. Böyle bir sebepten uluslararası karışıklık çıkmasın diye düşünmüş olabilir.

Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz

Buradaki diğer yorumlara olabilecek eleştirilerinizi hakarete kaçmadan yapmalısınız.

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>