Dünya Tiyatro Günü
27 Mart Dünya Tiyatro Günü imiş. Bugün Galatasaray’a yolum düşmeseydi bilmeyecektim. Aşağıdaki resimlerde görüldüğü gibi etkinlik düzenlenmiş. Galatasaray Meydanı’nın bir kısmında küçük bir sahne oluşturulmuş, büyük resimler sıralanmış.
Beyoğlu Belediyesi karınca kararınca bir şeyler yapmaya çalışmış. Özden değil suretten, içten değil yapmacık, olması gerektiği için değil, öyle görünmek gerektiği için yapılmış. Kendileri hiçbir şey yapmasaydı daha iyi olurdu bence. Benimsemediğiniz şeyde niçin iddialı olursunuz? Siz sanattan tiyatrodan ne anlarsınız? Her işi ehline bırakın. Siyasi seçim zamanında ben evin içinde otururken sesinizi bana işittirirsiniz ama Dünya Tiyatro Günü gibi önemli bir günün etkinliğini öften püften şeylerle geçirtirirsiniz. Yani sadece oradan geçenlerin görebileceği bir şey. “Yaptık oldu” denilmesi için. Ya Şişli Belediyesi ne yaptı? Hiçbir şey kulağıma gelmiyor. Şişlinin neresinde ne yapılsa benim penceremden duyulur. Bunlar da öyle: Kendi esas çıkarları söz konusu olduğunda hoparlörlerle yeri göğü inletirler. Şişli Belediyesi eğer hiçbir şey yapmadı ise daha akıllıca davranmıştır. Anlamadığın şeyle bir şeyler ispatlamaya çalışmaktansa o şey hakkında hiçbir şey yapmamak daha iyidir.
Aslında kimseyi kınadığım yok. Ben sıradan bir vatandaşım. Tıpkı onlar gibi özden değil suretten, içten değil yapmacık bir şekildeki zoraki davranışımla onları kınıyor gibi yapıyorum.


İnsanların inceledikleri resimlerden ikisinin yakından görüntüsü aşağıda.

Resimlerde hiçbir açıklama yok. Öylesine resimler. Biz yaptık oldu.
Etiketler: beyoğlu belediyesi, dünya tiyatro günü, şişli belediyesi
Mart 27th, 2008
saat: 10:33 pm
Ahmet Misbah Demircan bak kucaklamış işte, daha ne yapsın
*****
Cevap:
Evet kucaklarlar, bağırlarına basarlar. Bu konuda sözsel icraatlar çok. Acaba tiyatrocularımız ne diyor? Önemli olan onların görüşleri. Siyasi açıdan birilerinin görevine son vermek vs. daha önce duyduğum sorunlardandı. Burada bir kişiyi değil bütün o partiyi eleştiriyorum. Hepsi aynı zihniyetin birer parçası.
Mevlananın dediği gibi olmalı insan:
Ya göründüğün gibi ol ya olduğun gibi görün.
Ayrıca sanat kültür gibi şeylere saygıları varsa o işleri tamamıyla ehillerine bırakmalı, o ehil kişilere her konuda serbestlik vermeliler, maddi destek olmalılar. Yok kabul etmiyorlarsa bunu açıkça söylemeliler. Benim fikrim bu yönde:)
Bu arada, sanatçılar da bazı siyasi partilere destek olmak değil evrensel doğruları halka sevdirmek amaçları olmalı. Hiçbir siyasi partiye en küçük bir yakınlık içinde olmamalılar. Hem halk için, insanlık için olmak bunu gerektirir. Sanatçı dediğin evrensel doğruların peşinde olacak. Her konuda sonuna kadar. Şimdi bir sanatçı filan partinin muhalifi bir partiye destek oluyorsa, bu filan parti iktidarda olduğu sürece o sanatçıya karşı tepkili olabilir. Bu da yanlış ama o da yanlış.