Seçenekler:
Buradasınız:


‘Sözlerim’ Kategorisi Arşivi



Sanat Üzerine

1- “Amaç sanat değil ekmek parası”
Günümüzde en başta Türk pop müziği olmak üzere birçok çağdaş Türk müziği çalışmaları “sanata uygun değil” diye eleştiriliyor. Sonra ise sinemacılık.
Ben diyorum ki her çalışmaya sanat denilmemeli. Meselâ resim sanatı vardır. Bazı kişiler çok ama çok güzel resim çizebiliyor. Ama sanatsal bir özelliği ve değeri yok. Olması da gerekmiyor.
Müzik de öyle. Bir insanın müzik eserleri oluşturabilmesi için ne o kişinin sanatçı olmasına gerek var ne de eserlerinin sanatsal değerinin olmasına. Sadece işin tekniğini iyi biliyordur, bu işle uğraşmayı seviyordur. Böyle olunca işini yapmasında bir sakınca yok.

Şimdi ticari maksatla filmler çevriliyor, şarkı sözleri yazılıyor, o sözlere besteler yapılıyor. Her şey ekmek parası için. Böylece çeşitli sektörler kıyasıya faaliyet içerisinde.

Sinema filmleri ve televizyon için dizi filmelerle para kazanmak, resim yapıp satarak para kazanmak, şarkı sözleri yazıp bu vesileyle para kazanmak, bestecilikle para kazanmak gibi aktiviteler için ille de sanat değeri taşımalı diye bir öngörü olmamalı. Bunlar olsa olsa “meslek dalları” olabilir.

Sanatçı olmak hiç de basit bir şey değil. Sanata saygı adına, ticari maksatla yapılagelen çalışmaların tümünü sanatsal aktiviteler diye nitelendirmemek gerekir.

2- “Sanat değil dava”
Bazı dava insanları sanatçı olmakla karıştırılıyor. Örnek: Duygu Asena. İnsan davası uğruna kitap yazabilir. Yazdığı kitap “sanatsal özelliği yok” diye eleştirilmemeli. Adam veya kadın davası için yazmış. Amaç sanat değil davadır burada. Yazdığı kitap edebiyat türlerinden “roman” olarak yazılmış olsa bile. Emine Şenlikoğlu da buna örnek verilebilir.

3- “Gerçek bir sanatçı olmak ve aynı zamanda bir dava adamı olmak”
Bazı büyük ve önemli sanatçı kişiler sanatını davası için bir araç gibi kullanabilmiştir. Örnek: Necip Fazıl Kısakürek. Kendisi Türk şiir sanatında en önemli edebiyatçılarımızdandır. Ama bu özellikleri açısından bu kişiler sanatını sırf davaları için kullanmıştır diyemeyiz.
Sinema sanatından da Yılmaz Güney bu konuda örnek olarak verilebilir.
Hem sanatçı olup hem ciddi bir dava adamı olan bir başka çok önemli sanatçımız da Nazım Hikmet’tir. Ben Nazım Hikmet deyince onun sanatından ve davasından daha çok ondaki eşi zor bulunur olağanüstü insan sevgisini düşünürüm hep. Bu yönü itibarıyla onu herkesin tanımaya çalışıp örnek alması gerekir. Çünkü davaları uğruna hatalı davranıp karşısındaki insanları inciten çok kişi var maalesef.

Bu kişilerin davaları sanatlarına bazen bir yönden ilham kaynağı olmuş, ayrıca sanatçı olmaları onların davalarına hizmette büyük katkı sağlamıştır.