Çirkin bir reklâm
Kadıncağız evlilik yıldönümü için bütün gün sevgiyle heyecanla hazırlanmış. Eşiyle romantik bir gece planlamış. Eşinin sevdiği yemeklerden, tatlılardan yapmış. Şahane bir sofra kurmuş. Mum ışığı ve romantik bir müzik eşliğinde bu sofrada eşiyle evlilik yıldönümünü kutlamaya başlayacakları ümidinde.
Adamın eve gelme saatine yakın, kadın her şeyi hazırlamış bitirmiş. Bu özel gün için özenle aldığı kıyafetleri giyinmiş. Eşi için süslenmiş durumda bekliyor. Sonra zil çalıyor kadın sevinç içinde büyük bir heyecanla kapıyı açıyor. Kafasında ayrıca eşinin muhtemel sürprizi var: Kim bilir belki muhteşem bir pırlanta yüzük almıştır. Bu düşüncelerle kapıyı açıyor.
Ama ne yazık ki hayırsız ve duygusuz adam evlilik yıldönümünü unutmuş. Aslında unutmuş değil, unutmuş gibi yapıyor. Erkek milleti değil mi, hepsi aynı.
Kendisi gibi ciğeri beş para etmez arkadaşlarını eve getirmiş televizyondan futbol maçı izleyecekler!
İşte o an kadının tepesi atıyor. Sanki o an başından aşağı kaynar sular dökülüyor. Bu adamla nasıl tanıştığı, nasıl evlendikleri, her şey bir film şeridi gibi gözünün önünden geçiyor. Avazı çıktığı kadar bağırmak haykırmak istiyor. Adamı hemen oracıkta ayaklarının altına alıp evire çevire dövmeyi düşünüyor.

Burada reklamcılar konuyu saptırmış. Adam bi biskrem versem diyerek kadına güya hayatın en değerli şeyini uzatıyor. Kadın ise her şeyi unutarak reflekssel bir hamle ile Ülker Biskrem paketini “kapıyor”. Reklamcılar burada kadına “Biskrem’i her şeyden çok sevdiği” imajını yapıştırmaya çalışmışlar.
Oysa işin aslı şöyledir: Adamın seviyesizce yaptığı bu davranış karşısında kadın akli dengesini yitirdiği için paketi alıyor, açıyor, bisküvileri yemeye başlıyor. Öyle bir şok etkisine girmiştir ki tam anlamıyla şuursuz haldedir.
Reklâm filminin devamında şunu görüyoruz: Zavallı kadıncağız şuursuz bir şekilde evin ortasında, ayakta durmuş bisküvi yiyor. Gerçekten insanı çok derinden üzen bir tablo. Bir insanlık faciası. Kadın aklını yitirmiş. Pis heriflerin ise derdi maçı izlemede. Kadının ne duruma düştüğünün, nasıl bir şokta olduğunun bilincinde değiller ve başka Ülker Biskrem türlerinden bahsediyorlar; sanki kadın onları da hemen kapacak ve onları rahatsız etmeyecek, onlar da maçı seyretmeye devam edecekler.
Reklâmı öyle bir anlattım ki okuyanlar gerçekten öyle düşündüğümü sanacak.
Kimse korkmasın kafayı üşütmedim.
Ama reklâm geçekten çirkin. Çünkü kadınların duygu dünyalarına büyük bir hakaret var. Aşağılama var. İnsanların maneviyatına ciddi anlamda bir saldırı söz konusu.
Reklâm için bin bir çeşit senaryo yazmak mümkündü. Mesela adam işten atıldığı sırada patronuna “Bi Biskrem versem” diyerek bisküvi paketini uzatabilir, patron da onun işten çıkarmaz.. Bunun gibi birçok örnek düşünülebilir.
Bu reklâmın çocuklara faydası: O kadar aptalca ki, küçük bir çocuk bile hayatta böyle şeylerin mümkün olamayacağını hemen anlar. Bu anlama ise çocuğa hayatta daha birçok şeye kanmamak gerektiğini öğretebilir. Bu açıdan belki faydası vardır. Bir ihtimal..
Reklâmın başarısızlığı:
Reklâmdaki abartı aşırı. Öyle ki, bütün ikna ediciliğini kaybediyor. Meselâ ben yıllardır Ülker Biskrem reklâmlarını televizyonda görmekteyim (hep benzer senaryolar) ama asla merak edip de Ülker Biskrem almamışımdır. İşte bu açıdan reklâmı başarısız buluyorum.
Kategori: Reklam Eleştiri |
Etiketler: bi biskrem versem, evlilik yıldönümü hediyesi, evlilik yıldönümünü unutmak, evlilik yıldönümünün anlamı, içecek, kadınlar için evlilik yıldönümünün önemi, ülker biskrem reklamı, yiyecek içecek reklamı