Sebep Sonuç Karar
Bu yazımın özellikle blogcular tarafından sonuna kadar okunmasında yarar var.
Önceki yazımda işkence meselesine değinmişken aklıma geldi:
Peki biz işkence yapıyor muyuz?
Biz derken? Yani sıradan vatandaş olarak, kendi hayatımızda.
Geçen ay veya iki ay önce popüler iki blogcu ile ilgili hoş olmayan olayları blogculardan bilmeyen kalmamıştır.
Bir kadın (belki genç bir kız, ama bilmiyorum, kadın diyorum) popüler bir veya iki blogcu tarafından yazılı hakarete uğramıştı. Ha sözlü ha yazılı fark etmez, aynı şey. Ama ne olursa olsun o hakaret bir “şiddet uygulama”dır.
Peki hakaretin sebebi ne idi? Hakarete uğrayan kadının popüler bir blogcuya yönelik bir cümlesi. Bunu bir blog yazısında espri yolu ile dile getirmişti.
Espri de denebilir, aşağılama da denebilir. Kişilerin hassaslığına veya değerlendirme tarzına kalmış bir şey.
Bir blogcu olarak, siz eğer popüler olmuşsanız her türlü takılmayı hazmedebilir bir yapıda olmalısınız.
Diğer blogcular sizi şu veya bu şekilde yazılarında anabilir. Buna hazır olmalısınız.
Popüler blogcu kişi kendisine yönelik sözü büyük bir hakaret olarak algılamış. Buna bir şey demiyorum. Kurcalamak istemem. Haklı olabilir. Ama tepkisi çok çirkin olmuş.
Şimdi meseleyi baştan alalım: O basit gibi görülen cümle popüler blogcu kişiye bir işkence niteliğinde idi. İyice düşünürsek öyledir. Çünkü kendisi hakkındaki o sözü büyük bir aşağılama olarak algılamış. Dayanamamış, isyan etmiş. İsyanı ise “şiddet uygulama”nın daniskası olmuş. Çünkü sözleri hiç kimsenin kaldıramayacağı derecede ağırdı. Kadın mahkemeye başvurdu, veya vazgeçti orasını bilmiyorum.
Evet, şiddet uygulamak sadece fiili değildir. Sözlü ve yazılı olarak da şiddet uygulamak olur.
Son günlerde düşündüm bunları iyice idrak ettim. Evvelce de düşünüyordum. Son zamanlarda iyice anladım.
29 mayıs tarihli (şu an silinmiş olan) yazım sayesinde çok şeyi iyice idrak ettim.
O gün bir siteye yönelik yazdığım ağır eleştirim o sitenin bağlı bulunduğu cemaatin bireylerine göre bir işkence uygulamak gibi olmuş. Yani o yazı aynı şekilde durduğu sürece o kişiler işkence çekmiş olacaktı.
Başka şeyler de var:
Mesela birbirimize yorum yazıyoruz. Hafifçe bir alay, hafifçe bir aşağılama bile şiddet uygulamak hükmündedir. Böyle olunca örneğin ben cevabımda yorum yazana sert davranıyorum. Benim cevabım daha fazla şiddet unsuru taşımış oluyor. Sonrasında ise: Yorum yazan kişi o cevabımın varlığını hatırladıkça huzursuz oluyor. İşkence görmüş oluyor.
Sonuç olarak: Evet, hepimiz şöyle ya da böyle kaba kuvvete ve işkenceye sık başvuruyoruz.
Karar: Bütün yazılarımı ve yorumlarımı tarayıp şiddet ve işkence niteliği olan bütün sözlerimi tek tek sileceğim.
Kategori: Psikoloji |
8 Yorum »