Hatıra olarak kalsın
Cumartesi, Ağustos 16th, 2008“Kişinin tersi dönerse artık bilemez başının yerde ayaklarının yukarda olduğunu.”
Bu söz çok değerli bir İslâm âlimimize aittir. Çok yıllar önce onun bir konuşmasının teyp kaseti kaydını dinlerken aklımda kalmış.
Şimdi buraya neden yazdım?
Aylar öncesine ait bir yazımın son satırına bu sözü eklemiştim. Sözün kime ait olduğunu belirtmemiştim.
O yazımın ana fikrine değil de o yazımdaki bazı sözlerime “o âlimin cemaatinden” bir genç itiraz etmişti. Ben sertçe cevap yazmıştım. Çünkü itirazında yazımda örnek gösterdiğim bir kişiye aşağılama vardı.
O alim kişinin kendisi böyle şeylerin en hafifini bile yapmaz, yapılmasını da istemez. Çok iyi biliyorum. O genç o sözleri hiç söylememeliydi.
Peki ben niçin öyle sert çıkışmıştım? Bu da benim çok büyük bir hatam. İnsanlar bazı şeyleri henüz idrak etmemiş olabilir. Veya hatta ben yanılıyor bile olabilirm. Onun için ona hatasını güzellikle açıklamam gerekirdi. Böylece eğer varsa kendi hatamı da görebilirdim.
O yazımdan çok daha sonra başka şeyler araya girince o genç yine ortaya çıktı bu sefer bana hakaretvari sözler söyledi. Ben bu sefer onu çok aydınlatıcı cevap vermiştim. Eskisi gibi sert tepki gösterme hatasına girmemiştim.
Herneyse, sözün özü, o büyük zatın dediği gibi:
Kişinin tersi dönerse artık bilemez başının yerde ayaklarının yukarda olduğunu.
Pek çoğumuz öyleyiz. Başkaları şöyle dursun, ben bazen öyle büyük hatalar yapıyorum ki sonra kendi yaptıklarıma kendim inanamıyorum.
O hocaefendinin o dinlediğim kasetteki sözlerinden hatırladığım bir iki şey daha:
“Cemaatten birkaç gün uzak kalan kişilere bakıyorum ses tonu, yürümesi dahi değişiyor. Bunu kendisine söylemek doğru olmaz….”
İyi hatırlayamıyorum. Bu kadarı yeterli. Kısacası sürüden ayrılanı kurt kapar. Bir iki gün ayrılık insanı çok fena halde zedeliyor hırpalıyor. Dostlarınızdan ayrı kalmayın. Görüşmek, aralarında bulunmak fırsatınız olmazsa hayalen görüşün. Bu da etkili olur.
Yine gelelim o gence: Nedense aylar sonra o yazıma yorum yazarak “buradaki yorumumu silin, şimdiden teşekkürler” diye ricada bulunmuş. Sadece yorumları değil yazının tamamını sildim.
Çok sevdiğim saydığım hocaefendinin o yazımın sonundaki sözünü silmek beni üzmesin diye bu açıklayıcı yazıyı yazmayı düşündüm.