Seçenekler:
Buradasınız:


“An”ı yaşamak

Bir:
Şu an canım gazoz istiyor. Bir saat sonra ise otobüse binip filan yere gitmem gerek. Cebimdeki para ile sadece ikisinden birini yapabilirim. Şu an canım gazoz istiyor. “An”ı yaşamalıyım. Şimdi gazozdan alacağım zevki başka zaman alamam. “An”ımı değerlendirip zevkini çıkarmalıyım.

İki:
Şu an sinirlendim. Filan kişiye kızgınım. Ona haddini bildirmem gerekiyor. Elimden geleni ardıma koymayacağım. “Şimdi”nin gücü bunu gerektiriyor. O kişiye tam ağzının payını verecek moddayım. Başka zaman beceremem. Şu anda adrenalinimin etkisindeyim. Yönlendirilmelerdeyim. “An”ı yaşıyorum. Yaşamalıyım tabi!

Üç:
Hava çok güzel. Uzun zamandır kapalı havadan çok sıkılmaktaydım. Bugün de aksi gibi çok ders çalışmam lâzım. Ne yapmalı? Bu güzel hava yarın olmayabilir. O kadar da çok gezmek istiyorum ki.. En iyisi çıkıp dolaşayım. Ânı yaşa, mutlu ol. Hayatın keyfini çıkar!

“An”ı yaşamak bazı kişilerce böyle algılanıyor. Bir adım sonrası için gözümü kör edip anlık bir zevk veya heyecan için günlerce belki aylarca hatta yıllarca telafi edemeyeceğim sıkıntılara girmem ne kadar akıllıcadır? Zevki peşin bir şimdiki “an” için sonraki “an”larımızı zehir etme hakkını kendi kendimize nasıl verebiliyoruz?!

“An”ı yaşamak o an yapılması gereken bir işi en güzel şekilde rahat rahat yapmak, hiç geciktirmeden zamanında halletmek olmalı değil midir? Ama burası karışık. “O an yapılması gereken iş” üstümüze vazife olmayan, kendi kendimize uydurduğumuz yanlış veya gereksiz veya çok zararlı bir iş de olabiliyor.

Bu “an”ı yaşamak meselesi İslam tasavvufunda da önemle ele alınır. Said Nursi geçmişi arkamızdaki bir aynaya, geleceği önümüzdeki bir aynaya benzetiyor. Bunlar karşılıklı olduğu için hangisine baksak içinde sonsuz bir koridor uzayıp gider. Oysa o koridorlar sadece bizim vehmimizdir. Sadece “şimdi” vardır. Enerjimizi şu an mevcut olmayan geçmişteki ve gelecekteki olaylara yöneltip dağıtacağımıza şimdiye yönlendirip hayırlı işlerde çok daha verimli kullanabiliriz. “An”ı yaşamak böyle değerlendirilmeli bence. Bu mesele bazı kişilerle bulandırılıp sadece anlık zevkler hatırlattırılıp saptırılıyor. Televizyon reklamlarının çocuklarımıza olan yoğun bir telkin bombardımanı var bu saptırılmış yönde.

5 Yorum

  1. Bu yazıyı görünce aklıma yıllar önce okuduğum bir hikaye geldi.Gerçi tam hatırlayamayabilirim ama özetle şöyleydi.
    “Ormanda yürüyen bir adam bir kaplanla karşılaşır ve kaçmaya başlar.Kaçarken karşısına bir uçurum çıkar ve aşağıya düşerken bir dala tutunur.Yukarı çıkamaz çünkü kaplan onu beklemektedir.Aşağı atlarsa ölür.Tutunduğu dalda artık kendisini çekemeyecek hale gelir.Tam düşecekken,uçurumun kenarında bir yaban çileği görür ve ona uzanıp yer.”
    “An”ı yaşamak bu şekilde anlatılmıştı hikayede.

    *****
    Cevap:
    Yorumunuz için teşekkür ederim. Probleme gelince: Araştırdım başlıktaki çift tırnak işareti sorun çıkarmış. Bu yüzünden yorum yazma linkine tıklayınca sayfa kaldırılmış mesajı çıkıyordu. Ayarlamalarda düzeltme yaptım. Şimdi sorun yok.

  2. Selam…
    Sevgili canım Ali’ciğim… Evet kurban “anı düşünmek” Güzel bir şeydir.. Ben bir kitabta okudum:
    Orada diyor ki bir insan bir kişiyi öldürmeye kalkarsa sadece 13 saniye o anı düşünürse adamı öldüremez. eVET DOĞRUDUR İLK ANDA İNSAN DÜŞÜNCESİNİ TATBIK ETMEYİP 13 SANIYE DÜŞÜNÜRSE İNAN Kİ HER TARAF GÜLLÜk GÜLİSTANLIK OLUR…
    İnaşaallah bizlere sağ duyu hakim olur da etrafı güllük ve gülistanlık içinde görürüz
    Kurban sevgili anneniz nasıl oldu.inşaallah düzelmiştir.
    selam

    ***
    Cevap:
    Bugün çok daha iyi. Yürümeye başladı. Çok iyi yürüyemese de artık tek başına yürüyebiliyor. Her gün daha iyi. Sağolun.

  3. Merhabalar,
    Bu yazıyı öyle bir anda okuyorum ki ne yapsam bilmiyorum.
    Dün okulda bir grup arkadaşla ne kadar düşüncesiz davrandıkları konusunda bir tartışmaya girdik. Hatta onlardan biri “herşeyi anlık yaşa”dığını itiraf etti. Herkes bunu yapıyor. Deli olmamak elde değil!

    İnsan bu kadar mı duyarsız olur?
    Anlamıyorum; anlayamıyorum!
    Neden ben de sisteme ayak uyduramıyorum; neden sistem bana ayak uyduramıyor?

    Ne yapmalıyım hiç bilmiyorum.Çevremde anlık yaşayan insan o kadar çok ki onlara karşı koymak beni sosyal hayattan uzaklaştırır.Ne yapmalıyım bilmiyorum.Yoksa herşeyi kendi kendime çok mu abartıyorum?

    *****
    cevap:
    Burada kınadığım konudan başka bir de otomatik davranışlarımız var, belki daha kötü. Yukarda Fuad amcanın yorumu yazımla ilgili değil bununla ilgili olmuş. Okursun.
    Bütün tarikat ve tasavvuf ve hatta uzakdoğu mistisizmi insanı gerçek uyanıklığa götürmek için yardım etmeye çalışır. İnsanlar ise bu çalışmaları bambaşka bir şekilde algılıyor. Allah cümlemize akıl fikir versin ne diyebilirim başka?
    Şu anda benim maddi manevi enerjim yok muhterem. İnşallah yeni açacağım bölümde bu konuları en ince ayrıntılarına kadar inceleriz.
    Sen abartmıyorsun, aklı başında insanların görmesi gerekenleri görüyorsun.

  4. çok fazla abartıldığını düşünüyorum…
    evet insanın yaşadığı hayattan mutlu olmaya çalışması, küçük sevinçler hedeflemesi ve bunlara ulaşabilmesi güzel bir şey…
    ancak bunlara ulaşmaya çalışırken kırmak dökmek diğer insanları hiçe saymak ve en önemlisi yarını yok etmek aklından sorunu olduğunu düşündürüyor o insanların.

    ”yarın yok , sadece bulunduğumuz an var”
    teorik olarak doğru olsada pratiğe dökülünce yarının da var olduğu ve dünün bedelini ödeteceği de ihtimal dahilindedir…
    güzel bir yazıydı… teşekkürler…
    sağlıcakla…

    *****
    Cevap:
    Bir esnaf arkadaşım vardı. Bir ara anı yaşamaya kafasını öyle takmıştı ki bu uğurda çok arkadaşını hem üzmüş hem hayrete düşürmüştür. Dükkanına gittiğimizde bakıyorduk Mustafa müzik dinliyor: “Arakadaşlar şimdi sizi hiç dinleyemeyeceğim.. ben şu an dinlediğim müziğin keyfine varmış bir şekilde bu anı bu şekilde yaşamak istiyorum.” derdi ve de söylediğimiz ve sonra söylediğimiz sözleri asla duymazdı (veya duymazdan gelirdi). Neyse ki bu hali uzun sürmedi.
    Bir de otomatik olarak anı yaşama alışkanlığımız var. Sinirlenirsek o an gözümüz hiçbir şey görmez. O anda öfkemizi kusacağızdır. Sizi tenzih ediyorum tabi. Ama kendimi tenzih etmiyorum. Aklıma gelmişken: Ramazan orucu bu hallerle savaşıp yenme çalışmaları yapmak ve sinirlerimize hakim olmak için mücadeleci bir yapı kazanmamızı sağlamak içindir aynı zamanda. Fakat en çok öfke ve sinir toplumumuzda Ramazan ayında oruç tutanlarda oluyor. Tam tersi yani.

  5. Ben şu an, ama epeyce bir an siteyi dolaştım. Aslında hemen bakıp çıkmak niyetindeydim. Ama alevi iftarını birkaç kez okudum. Diğer bölümlere ve yorumlara göz attım. Bir süreden beri giremiyorum epeyce hastalandım. Daha iyi değilim. Hastalık “an”larımı ilaç iğne ve halsizlik anları olarak geçirmek istemezdim tabii ki.. Ama bu anlarda kesin geçecek. Yani her anı biz istediğimiz gibi yakalamaya kalkarsak başarı diye birşey yok bence. Bazı anlar bize uymasa da yaşamak zorundayız. Anlık zevkler, ihtiraslar, kızgınlıklar.. sadece gelecek anlara yanlış ketler vurabilir..
    Alevilik konusuna çıkar amaçlı olarak bakıyorum. Şimdiye kadar genel kanı olarak aleviler kenarda kendi hayatlarında bırakıldılar. Oy toplama bahanesi değil de gerçekten içimize sindirme meselesi ya da girişimi ise ve samimi ise aleviler tutsun uzatılan eli.. Çünkü birdenbire hükümet kanadı kürtleri de aleviler de kardeş ilan etti. Çok dikkatli olunması ve sadece toplumsal kardeşlik bazında ele alınması gereken bir konu.. Ama bence de aynen senin dediğin gibi eğer önemli ise iftarla değil de aydınlatıcı bir şekilde anlatalım halka ve alevilere. İlerde talepleri olacağı da kesin gibi görünüyor. Yas tutma işi de uygun.. Ben bu anımda yas tutmaya uygunum..
    Annene de üzüldüm. Ona değer verdiğini biliyorum. Ailesine özenli birisin sen. Ona iyi bak ve kalbini kırma. Uf oğlum geldi aklıma şimdi ya.. Şu “an” ağlamak isterdim..
    Kedileri resmetmişsin.. İçim ısındı görünce.. Ben iyileşeyim de bana da resim nasıl konulur öğret. Senin adını kullanan fason kişilik yazık olmuş bir kişiliktir. Anlık ali olmak bile yeterli gelmiş demek ki arkadaşa.. Yani o kadar sahipsiz kişilikte dolaşırmış.. Şimdi çıkayım.. Bir ara gene bakarım gelip. Benim yerime arkadaş düzenliyor yorumları falan ben haftada 2-3 kez giriyorum..
    Bu yorum da mektup gibi oldu.. Düzenleyip yayınla istersen.. Başarılar..

    *****
    Cevap:
    Geçmiş olsun inşallah kısa zamanda sağlığınıza kavuşursunuz. Hasta halinizle bu kadar yazılarımla ilgilenmişsiniz çok çok teşekkür ederim. Güzel ve anlamlı bir hatıra olarak kalacak. Diğer yerlere ait bölümleri ben bu yazıdan alıp sizin namınıza ilgili yazılarıma yorum olarak eklerim. Ama buradakinden hiç bir eksiltme yapmadan.. Bu bir bütün olarak dursun.

Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.




XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bundan bir yeni yazı: Muharrem ayı iftarı yemeği »
Bundan bir eski yazı: Hicri Yeni Yıl »