<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Ajitasyon, Provokasyon ve Saptırma yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.alivesitesi.com/index.php/ajitasyon-provokasyon-ve-saptirma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.alivesitesi.com/ajitasyon-provokasyon-ve-saptirma/</link>
	<description>WordPress ve Blog Tasarımları ve Tavsiyeleri</description>
	<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 05:38:21 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.1</generator>
		<item>
		<title>dost tarafından</title>
		<link>http://www.alivesitesi.com/ajitasyon-provokasyon-ve-saptirma/#comment-1441</link>
		<dc:creator>dost</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 12:50:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alivesitesi.com/index.php/ajitasyon-provokasyon-ve-saptirma/#comment-1441</guid>
		<description>doğru</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>doğru</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazarın Kendisi tarafından</title>
		<link>http://www.alivesitesi.com/ajitasyon-provokasyon-ve-saptirma/#comment-422</link>
		<dc:creator>Yazarın Kendisi</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2008 17:39:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alivesitesi.com/index.php/ajitasyon-provokasyon-ve-saptirma/#comment-422</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Ajitasyonun iyi amaçlar için kullanılması&lt;/strong&gt;
Bazı sol devrimci kaynaklardan öğrendim. Mesela işçi haklarının toplumca savunulmasını yaygınlaştırmak için yoksul bir işçinin ve ailesinin ne kadar zor durumda olduğunu resimlerle kısa filmlerle halka anlatmak iyi sonuç verebilirmiş.
Bunun gibi, aşı kampanyalarından kaçınmak gibi cahilliklerin doğurabileceği feci sonuçlar karşısında;
örneğin aşı olmadığı için çocuk felcine yakalanıp sakat kalanlar hakkında, beyne işleyen kızamık virüsünün aids’ten daha kötü bir şekilde çocukları kısa zamanda duyarsız, zekasız hale getirdiği ve öldürdüğü hakkında ve benzeri şekillerde yapılan resimli ve filmli anlatımlar da ajitasyon sınıfına giriyor. Bu şekliyle kullanılması faydalıdır, uygulanması oldukça olumlu sonuçlar verir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ajitasyonun iyi amaçlar için kullanılması</strong><br />
Bazı sol devrimci kaynaklardan öğrendim. Mesela işçi haklarının toplumca savunulmasını yaygınlaştırmak için yoksul bir işçinin ve ailesinin ne kadar zor durumda olduğunu resimlerle kısa filmlerle halka anlatmak iyi sonuç verebilirmiş.<br />
Bunun gibi, aşı kampanyalarından kaçınmak gibi cahilliklerin doğurabileceği feci sonuçlar karşısında;<br />
örneğin aşı olmadığı için çocuk felcine yakalanıp sakat kalanlar hakkında, beyne işleyen kızamık virüsünün aids’ten daha kötü bir şekilde çocukları kısa zamanda duyarsız, zekasız hale getirdiği ve öldürdüğü hakkında ve benzeri şekillerde yapılan resimli ve filmli anlatımlar da ajitasyon sınıfına giriyor. Bu şekliyle kullanılması faydalıdır, uygulanması oldukça olumlu sonuçlar verir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ahmet tarafından</title>
		<link>http://www.alivesitesi.com/ajitasyon-provokasyon-ve-saptirma/#comment-423</link>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2008 10:52:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alivesitesi.com/index.php/ajitasyon-provokasyon-ve-saptirma/#comment-423</guid>
		<description>"2 Temmuz 1993′te gerçekleşen Madımak Oteli Yakılması Olayı (Sivas Davası) provokasyonun nasıl kötü sonuçlar doğurduğu üzerine etkili bir örnektir. Bu katliam büyük bir insanlık ayıbı olarak tarihimize keçmiştir. Bu olay ayrıca provokasyon için kullanılabilecek sözlerden kesinlikle kaçınılması gerektiğini de bariz bir şekilde gösteriyor."
Provokasyona ( kışkırtma diyelim biz şuna ) neden olabilecek söz ve olayların listesi varmıdır? Yani ben şimdi allah'ın yokluğu üzerine düşünsel faaliyette bulunsam, mesela bir konferans düzenlemeye kalksam bu bir kışkırtmamıdır?

"İnsanların inançlarına ve görüşlerine saygılı olunmalı."
Peki, putperestliğin iyi bir şey olduğunu, ahlaki değerleri temsil ettiğini, ancak muhammed'in tanrılarımızı kırdığını, yıktığını söylesem bir bir kışkırtmamıdır yoksa inancım dolayısıyla şekillenen özgür düşüncemmidir?
Bu yazınızda "kışkırtmayın yoksa cayır cayır yakarlar olm sizi, ne barışı ne huzuru, islam size karşı olana müstehaktır diyor" düşüncesini mi savunuyorsunuz?

*****
Cevap:
Yazımın ana fikrini ne kadar dikkate aldınız bilmiyorum. Yine de yorumunuzu ince ince cevaplayayım:
1- Kuranda kesin bir emir vardır. Müslümanlar kesinlikle uymak zorunda:
"Siz onların putlarına sövmeyin ki onlar da sizin Rabbınıza sövmesin."
Müslümanlar buna uymuyorsa Allahın emirlerinin dışında hareket ediyor, dolayısıyla kendi kafalarınca uydurdukları ve adına islam dedikleri bir dine göre hareket ediyorlar demektir. Bu durumda gerçek islam dini onların yansıttığı şey değildir. Onlar İslam dinini kafalarındaki şey sanıyor; siz de islam dinini onların kafalarındaki şey sanıyorsanız onlarla savaşamazsınız. En az onlar kadar hatalısınızdır. Çünkü böyle yapmakla siz de islam dinini "onlar gibi" kötü tanıtıyorsunuzdur. Örnek: Ben atatürkçülüğü yanlış anlayanlardan görüp kötü bir şey olarak değerlendirerek herkese böyle anlatıyorsam ben de Atatürkçülüğe zarar vermiş olurum. Bu kötü bir oyundur. Ahlak dışıdır. Başka bir deyişle hiç etik değildir. Bir gerçekle savaşmak için o gerçeği yanlış uygulayanların yansıttığı şeklini o gerçeğin yerine koymak.. Bu nedir? Üstünde düşünün.

2- İslamın gerçeğinde putları reddetmek ne ise, bugünkü dini siyasete alet etmeyi reddetmek, Atatürkü siyasete alet etmeyi reddetmek birbirlerine çok yakın şeylerdir. Putperestlik ve bugünkü tahrif edilmiş olarak yaşanmaya çalışılan din arasında bir fark kalmamıştır. istisnalar hariç.
Böyle olunca gerçek islamı değil sosyolojik olguları, kitlelerin tavırlarını tartışıyoruz demektir.

Buradan şu çıkar: Ben cehaleti savunmak istemem. Ama provokasyonda kullanılmaya çok müsait kitlelere karşı nasıl tavır alınması gerektiğini söylemem büyük bir insaflılık örneğidir. Ben bunu yaptım. Siz "kitleleri provoke edici sözleri söyleme özgürlüğüm var. Bu uğurda çok kan dökülecek, sanatçılar diri diri yakılacak bana ne, ben özgürce her şeyi söylerim arkadaş!" diyorsanız bir daha düşünün derim. Nasıl bir toplumla karşı karşıya olduğunuzu iyice düşünün.
Sizin "... ... ... düşüncesini mi savunuyorsunuz?" sorunuz eleştiri değil de gerçekten soru ise cevabım budur. Soru değil de eleştiri ise yersiz ve yazımın anafikrine hiç uymayan bir eleştiridir.

Ben islamın gerçeğini savunurum. Ama islam dinine inanmayıp cahil kitlelerden gördüğünüzü islam budur diye görüp (veya öyle gösterip) benimle tartışmaya kalkarsanız büyük hata içindesiniz demektir. Çünkü ben nasıl gerçek Atatürkçülüğün ne olduğunu ne olmadığını biliyor ve ona göre davranıyorsam, Atatürk'e ve Atatürkçülüğe saygım nasıl büyükse, araştırmalarımı nasıl titizlikle yapıyorsam, islam hakkında reddedici iddialarda bulunanların da aynı şekilde davranarak karşıma çıkması gerekir.

3- Peygamber efendimizin putları kırmasında halkın putlardan beklentilerinin yanlış olduğunu halka ispat etmek vardı. Bugün benzer şeyler yapılabiliyor mu, kafalardaki putlaştırılmış değerler yıkılabiliyor mu bu önemlidir.

Örneğin Atatürk'ün ilkelerini kitlelere tanıtmak için hiçbir şey yapmayan bütün Atatürkçüler Atatürk'ü putlaştırmış, Atatürkçülüğü bir tabu haline getirmiştir. Siz niçin karşıt davadakilerle devamlı uğraşıp Atatürkü tabulaştıran kişilerin kafalarındaki putları kırmaya çalışmıyorsunuz? Çalışmıyorsanız siz de Atatürkçülüğü bir tabu olarak yaşatma derdindesinizdir. Bu gidişat Atatürkçülüğün tamamıyla yok olmasına sebep olacak, başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Gerçekten akla mantığa sığan tek şey şudur:
Atatürk ilke ve inkılaplarının insanlara tanıtımı, ne işe yaradığı, ülkemizde nasıl uygulandığı, Atatürk zamanında nasıl uygulandığı ve ne gibi sonuçlar alındığı, dünyada bu ilkelerin benzerleri veya aynıları hangi ülkelerde "günümüzde" nasıl uygulanıyor ve ne gibi sonuçlar alınıyor, işte bu konularda insanlara bilgi sunulduğuna, bu uğurda mücadele edildiğine rastlamıyorum. Bu eksikliklerin giderilmesi şart fikrindeyim.
(Okullarda bunlar öğretilmiyor. "Yaptık oldu" mantığıyla hazırlanmış saçma sapan ders kitaplarında bu konular son derece sığ ve insana hiçbir şey kazandırmayacak şekilde ele alınıyor. Bu yeni değil. Ben lisede ve üniversitede iken de aynıydı.)

İşte Atatürkçü kesim bu çalışmaları yapmıyor. Çoğu, büyük çoğunluğu Atatürk ilkelerini sayamaz bile. Yani sadece ilke isimlerini bile bilmiyorlar. Ama karşıt davaları karalamakta üstlerine yok.
Bu durumda atı alan üsküdarı geçiyor.
Karşıt davalardaki insanlar amacına ulaşmıştır. "Muhaliflerimiz bizi karalamakla istediği kadar uğraşsın, bizim için kârdır. ama yeter ki kendi davalarında akim kalsınlar" diye düşünerek onlar kendi davaları için hizmetlere tam gaz devam etmektedir.

Sonuç olarak şunu size tekrar hatırlatayım: Ben düşünmek ve sorgulamak isteyen pırıl pırıl gençliğin kısır döngülerde oyalanmasına, sinir harbine girip yıpranmasına üzülüyorum. Gençliğin karalama uğraşılarında bulunmaktansa benimsedikleri davada işe yarar, yapıcı hizmetlerde bulunması, kendi elleriyle bir şeyler oluşturması gururla yaygınlaştırmaya çalışması taraftarıyım. Don kişot'un yeldeğirmenlerine karşı savaş açması ne kadar mantıksızsa sadece sinir harbinde bulunup kendi davası için bir şey yapmamak aynı derecede mantıksızdır.
İyice bir düşünürsek gençliği bu sinir harplerine çekmek için uğraşanlar gençliği gerçekte olmaları gereken davadan alıkoymaya çalışanlardır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;2 Temmuz 1993′te gerçekleşen Madımak Oteli Yakılması Olayı (Sivas Davası) provokasyonun nasıl kötü sonuçlar doğurduğu üzerine etkili bir örnektir. Bu katliam büyük bir insanlık ayıbı olarak tarihimize keçmiştir. Bu olay ayrıca provokasyon için kullanılabilecek sözlerden kesinlikle kaçınılması gerektiğini de bariz bir şekilde gösteriyor.&#8221;<br />
Provokasyona ( kışkırtma diyelim biz şuna ) neden olabilecek söz ve olayların listesi varmıdır? Yani ben şimdi allah&#8217;ın yokluğu üzerine düşünsel faaliyette bulunsam, mesela bir konferans düzenlemeye kalksam bu bir kışkırtmamıdır?</p>
<p>&#8220;İnsanların inançlarına ve görüşlerine saygılı olunmalı.&#8221;<br />
Peki, putperestliğin iyi bir şey olduğunu, ahlaki değerleri temsil ettiğini, ancak muhammed&#8217;in tanrılarımızı kırdığını, yıktığını söylesem bir bir kışkırtmamıdır yoksa inancım dolayısıyla şekillenen özgür düşüncemmidir?<br />
Bu yazınızda &#8220;kışkırtmayın yoksa cayır cayır yakarlar olm sizi, ne barışı ne huzuru, islam size karşı olana müstehaktır diyor&#8221; düşüncesini mi savunuyorsunuz?</p>
<p>*****<br />
Cevap:<br />
Yazımın ana fikrini ne kadar dikkate aldınız bilmiyorum. Yine de yorumunuzu ince ince cevaplayayım:<br />
1- Kuranda kesin bir emir vardır. Müslümanlar kesinlikle uymak zorunda:<br />
&#8220;Siz onların putlarına sövmeyin ki onlar da sizin Rabbınıza sövmesin.&#8221;<br />
Müslümanlar buna uymuyorsa Allahın emirlerinin dışında hareket ediyor, dolayısıyla kendi kafalarınca uydurdukları ve adına islam dedikleri bir dine göre hareket ediyorlar demektir. Bu durumda gerçek islam dini onların yansıttığı şey değildir. Onlar İslam dinini kafalarındaki şey sanıyor; siz de islam dinini onların kafalarındaki şey sanıyorsanız onlarla savaşamazsınız. En az onlar kadar hatalısınızdır. Çünkü böyle yapmakla siz de islam dinini &#8220;onlar gibi&#8221; kötü tanıtıyorsunuzdur. Örnek: Ben atatürkçülüğü yanlış anlayanlardan görüp kötü bir şey olarak değerlendirerek herkese böyle anlatıyorsam ben de Atatürkçülüğe zarar vermiş olurum. Bu kötü bir oyundur. Ahlak dışıdır. Başka bir deyişle hiç etik değildir. Bir gerçekle savaşmak için o gerçeği yanlış uygulayanların yansıttığı şeklini o gerçeğin yerine koymak.. Bu nedir? Üstünde düşünün.</p>
<p>2- İslamın gerçeğinde putları reddetmek ne ise, bugünkü dini siyasete alet etmeyi reddetmek, Atatürkü siyasete alet etmeyi reddetmek birbirlerine çok yakın şeylerdir. Putperestlik ve bugünkü tahrif edilmiş olarak yaşanmaya çalışılan din arasında bir fark kalmamıştır. istisnalar hariç.<br />
Böyle olunca gerçek islamı değil sosyolojik olguları, kitlelerin tavırlarını tartışıyoruz demektir.</p>
<p>Buradan şu çıkar: Ben cehaleti savunmak istemem. Ama provokasyonda kullanılmaya çok müsait kitlelere karşı nasıl tavır alınması gerektiğini söylemem büyük bir insaflılık örneğidir. Ben bunu yaptım. Siz &#8220;kitleleri provoke edici sözleri söyleme özgürlüğüm var. Bu uğurda çok kan dökülecek, sanatçılar diri diri yakılacak bana ne, ben özgürce her şeyi söylerim arkadaş!&#8221; diyorsanız bir daha düşünün derim. Nasıl bir toplumla karşı karşıya olduğunuzu iyice düşünün.<br />
Sizin &#8220;&#8230; &#8230; &#8230; düşüncesini mi savunuyorsunuz?&#8221; sorunuz eleştiri değil de gerçekten soru ise cevabım budur. Soru değil de eleştiri ise yersiz ve yazımın anafikrine hiç uymayan bir eleştiridir.</p>
<p>Ben islamın gerçeğini savunurum. Ama islam dinine inanmayıp cahil kitlelerden gördüğünüzü islam budur diye görüp (veya öyle gösterip) benimle tartışmaya kalkarsanız büyük hata içindesiniz demektir. Çünkü ben nasıl gerçek Atatürkçülüğün ne olduğunu ne olmadığını biliyor ve ona göre davranıyorsam, Atatürk&#8217;e ve Atatürkçülüğe saygım nasıl büyükse, araştırmalarımı nasıl titizlikle yapıyorsam, islam hakkında reddedici iddialarda bulunanların da aynı şekilde davranarak karşıma çıkması gerekir.</p>
<p>3- Peygamber efendimizin putları kırmasında halkın putlardan beklentilerinin yanlış olduğunu halka ispat etmek vardı. Bugün benzer şeyler yapılabiliyor mu, kafalardaki putlaştırılmış değerler yıkılabiliyor mu bu önemlidir.</p>
<p>Örneğin Atatürk&#8217;ün ilkelerini kitlelere tanıtmak için hiçbir şey yapmayan bütün Atatürkçüler Atatürk&#8217;ü putlaştırmış, Atatürkçülüğü bir tabu haline getirmiştir. Siz niçin karşıt davadakilerle devamlı uğraşıp Atatürkü tabulaştıran kişilerin kafalarındaki putları kırmaya çalışmıyorsunuz? Çalışmıyorsanız siz de Atatürkçülüğü bir tabu olarak yaşatma derdindesinizdir. Bu gidişat Atatürkçülüğün tamamıyla yok olmasına sebep olacak, başka hiçbir işe yaramayacaktır.<br />
Gerçekten akla mantığa sığan tek şey şudur:<br />
Atatürk ilke ve inkılaplarının insanlara tanıtımı, ne işe yaradığı, ülkemizde nasıl uygulandığı, Atatürk zamanında nasıl uygulandığı ve ne gibi sonuçlar alındığı, dünyada bu ilkelerin benzerleri veya aynıları hangi ülkelerde &#8220;günümüzde&#8221; nasıl uygulanıyor ve ne gibi sonuçlar alınıyor, işte bu konularda insanlara bilgi sunulduğuna, bu uğurda mücadele edildiğine rastlamıyorum. Bu eksikliklerin giderilmesi şart fikrindeyim.<br />
(Okullarda bunlar öğretilmiyor. &#8220;Yaptık oldu&#8221; mantığıyla hazırlanmış saçma sapan ders kitaplarında bu konular son derece sığ ve insana hiçbir şey kazandırmayacak şekilde ele alınıyor. Bu yeni değil. Ben lisede ve üniversitede iken de aynıydı.)</p>
<p>İşte Atatürkçü kesim bu çalışmaları yapmıyor. Çoğu, büyük çoğunluğu Atatürk ilkelerini sayamaz bile. Yani sadece ilke isimlerini bile bilmiyorlar. Ama karşıt davaları karalamakta üstlerine yok.<br />
Bu durumda atı alan üsküdarı geçiyor.<br />
Karşıt davalardaki insanlar amacına ulaşmıştır. &#8220;Muhaliflerimiz bizi karalamakla istediği kadar uğraşsın, bizim için kârdır. ama yeter ki kendi davalarında akim kalsınlar&#8221; diye düşünerek onlar kendi davaları için hizmetlere tam gaz devam etmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak şunu size tekrar hatırlatayım: Ben düşünmek ve sorgulamak isteyen pırıl pırıl gençliğin kısır döngülerde oyalanmasına, sinir harbine girip yıpranmasına üzülüyorum. Gençliğin karalama uğraşılarında bulunmaktansa benimsedikleri davada işe yarar, yapıcı hizmetlerde bulunması, kendi elleriyle bir şeyler oluşturması gururla yaygınlaştırmaya çalışması taraftarıyım. Don kişot&#8217;un yeldeğirmenlerine karşı savaş açması ne kadar mantıksızsa sadece sinir harbinde bulunup kendi davası için bir şey yapmamak aynı derecede mantıksızdır.<br />
İyice bir düşünürsek gençliği bu sinir harplerine çekmek için uğraşanlar gençliği gerçekte olmaları gereken davadan alıkoymaya çalışanlardır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
